Okuyucularımızdan gelenler

İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren çeşitli ihtiyaçlar, çalışmayı elzem kılmıştır.  İhtiyaçlarını karşılamak için kendine çalışan insan, zamanla işçilik, üretim, dağıtım, ticaret, hizmet gibi sektörler yaratarak çalışmayı devamlı kılmıştır. Çalışma tarihi her ne kadar insanlık tarihiyle yan yana olsa da çalışma güvenliğinin sağlanması çalışmaları Hipokrat’a ve M.Ö. 500’lere kadar dayandırılabilmektedir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili sistematik çalışmalar ise 15. Yüzyıldan itibaren ortaya konulabilmiştir.

İş güvenliği uzmanlığı mesleği hakkında yazarken bu tarihsel süreci düşünüyorum. 200-300 bin yıla dayanan insanlık tarihinde mesleğimizin varlık süresi çok küçük kalabiliyor. Yine de mesleğimizin amacı yani insanın çalışma ortamında sağlığı ve güvenliği, bahsi geçen tarihi kapsamaktadır. Bu durumda sırtlandığımız görev, içerisinde bin yılların ağırlığını da taşıyor.

Peki iş güvenliği uzmanının varlığını, sorunlarını, çözümsüzlüğe sürüklenmiş sıkıntılarını hangi kurum, hangi oluşum sırtlıyor? İş Güvenliği Uzmanlığı mesleğinin ifa edilmesinin şeklini ve sınırlarını çizen 6331 sayılı İş Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikleri varken, neden bu meslek günün sonunda günah keçisi yapılmaya çalışılıyor? Günah keçisi olmanın dışında sömürülen bir işçi, hepsinin profesyonel bir görevlisi olması gerekirken fabrikada güvenlik hizmetlisi, bir an sağlık çalışanı, bir an çevre görevlisi oldurulması nasıl sağlanıyor?  Bunun için öncelikle sorunları toparlamak ve çözüm üretmek gerekiyor.

İş Güvenliği uzmanı mesleğinde yaşanan sorunlardan birkaçını toparlamaya çalışırsak;

  •   İş Sağlığı ve Güvenliği hususlarında uzmanlar danışman ve rehberlikle görevlendirilmiş, asıl sorumluluk kanunen işverene verilmiş olsa dahi yargılamaların bu yönde yapılmaması,
  • Bilirkişilerin meslekten kimseler olmaması ve mesleğin yürütümünden, kanuni çerçeveden, sahanın kendine özgü şartlarından uzak olan kişilerin yargılamaları etkilemesi,
  • Meslektaşlarımızın farklı şehir, fabrika, işkollarında görev yaptıkları göz önüne alındığında, mesleki gelişime katkı sunacak organizasyonların tek elden yapılamaması,
  • OSGB üzerinden çalışmaların yaygınlaşması, şahıs şirketi kurulması konusunda teşviklerin yetersiz olması,
  • OSGB üzerinden yapılan çalışmalarda iş güvenliği uzmanı görev, yetki ve sorumlulukları dışında kalan işlerin uzmanlara yaptırılması, elden ödemelerin yaygınlaşması,
  • Yolda geçen sürelerin atama sürelerinden sayılmaması,
  • Mesleki gelişim belgelerinin (Yangın eğitmeni, yüksekte çalışma eğitmeni vb.) piyasadaki karşılığının belirsiz olması,
  • Uzaktan veya açık öğretim yöntemiyle okutulan iş güvenliği bölümünün sıradanlaştırılması ve sahadan uzak yetişen meslektaşlarımızın sayısal olarak artması vb. olduğunu görebiliriz.

İş Güvenliği Uzmanlığı mesleğinde karşılaşılan sorunlara karşı yürütülecek en faydalı çalışmanın ise örgütlenmek olduğu aşikardır. Örgütlenme modeli olarak karşımıza çıkan sendika, birlik, dernek vb. isimler altında kurulmuş oluşumlar incelendiğinde, müthiş bir dağınıklık ve parçalanmışlık görülüyor. Aynı konu hakkında aynı görüşler ortaya çıksa dahi, meslektaşlarımızın enerjisi doğru kanalize edilemediği için, alınan kararlar için verilen mücadele saman alevi gibi ansızın sönüyor ve toplumda karşılık bulamıyor.

Sorunlarımız göz önüne alındığında, mesleki sorunların çözümleri için meslek odalarının kullanılması şart. Meslek odası kurulması adına var olan inisiyatiflerin ve bileşenlerin birleşmesi, bu çağrının ise her iş güvenliği uzmanına ulaşması elzem gözüküyor. Çağrının İSG HABER üzerinden yapılacak olması ise hem mesleki bir haber platformunun çözüm yoluna dahil edilmesi, hem de bu çağrının sosyal medya ve telegram/whatsapp grupları üzerinden kolaylıkla/güvenle paylaşılmasını sağlar.

Yinelemek de fayda var. İş Güvenliği Uzmanlığı mesleğinde yaşanan sorunlar, mesleğin içinden doğan ve varlığını mesleğin icrası aracılığıyla büyüten bir gelişim göstermektedir. Sorunların çözüm yolları bulunuyorken, yalnızlık mücadeleye zarar verir. Çözümler için birleşmek ve sesimizi gür çıkarmak zorundayız. Diğer türlü sonunda Pet Shop’lar gibi kasaplar odasına bağlanmak zorunda kalabilir, ya da en kötüsü yüzlerce meslek odasının içinde odasız, odalarda ışıksız kalabiliriz.

Sevgi ve saygılarımla.

B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Ümit Turan

İSG Haber Telegram grubumuza katılmak için tıklayınız

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sara ÖZDEM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.