A'dan Z'ye sağlık sektörü sorunları

Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Metehan Akbulut ile A'dan Z'ye sağlık sektöründeki problemleri ve farklı zam uygulamalarını konuştuk.

Ayça Yaslı
ÖZEL HABER Ayça Yaslı Tüm Haberleri

İSG HABER AJANSI | AYÇA YASLI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 1 Aralık'ta AKP Meclis Grup Toplantısı sonrası gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlamıştı. Erdoğan, uzman ve pratisyen hekimlere yönelik düzenleme konusundaki sorulara da yanıt verdi. Bunun üzerine sağlık sektöründe farklı zam uygulamaları tartışılmaya başlandı. Öte yandan  ötekileştirme ve sağlık sektöründeki birçok sorun da tekrar gündeme geldi. 

Bunun üzerine Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği (TTB İSİH) Kolu Başkanı Dr. Metehan Akbulut sağlık sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin İSG Haber'e değerlendirmelerde bulundu. 

"SAĞLIK SATIN ALINACAK BİR HİZMET DEĞİLDİR"

Dr. Metehan Akbulut, sağlık hizmetlerindeki verimin ekonomik para kazancı değil, toplumsal yarar olduğunu vurguladı. Bununla birlikte meseleye farklı zam (iyileştirme) uygulamalarının yansımalarına sadece sağlık emekçilerinin verimliliğini nasıl etkileyeceği üzerinden bakılamayacağını belirtti. Akbulut şunları söyledi:

"Farklı zam (iyileştirme) uygulamalarının yaratacağı asıl sorun; İş barışını daha da bozması hatta ortadan kaldırması. Çünkü, sağlık bir ekip işidir; tüm sağlık emekçileri farklı becerileri ile bütüncül bir sağlık hizmeti üretirler. Birbirlerine karşı bir üstünlükleri yoktur, her bir çalışan ekibin bir parçasıdır. 1 Aralık 2021  günü TBMM’de kabul edilen yasa ile adeta sağlık hizmeti, ekip hizmeti olmaktan çıkarılmıştı.  Yasadaki zamdan (iyileştirme) aile hekimleri, üniversitede çalışan öğretim üyeleri ve asistanlar, SSK ve Bağ-Kur’dan emekli hekimler faydalanamayacaktı. Aynı şekilde hekim dışı sağlık emekçileri tamamen yok sayılmış onlara herhangi bir zam (iyileştirme) düşünülmemişti. Bırakınız hekimleri sağlık emekçilerinin tümü arasında ayrımcılık bizler açısından kabul edilemez. İş barışını bozan bu tarz ayrımcı düzenlemeler sağlık alanındaki sorunları çözmek bir yana, daha da derinleştirir.
Bizler bu düzenlemelerin tüm hekimleri ve diğer sağlık emekçilerini kapsayacak şekilde yeni yasa maddesi halinde torba yasaya eklenmesini talep ediyoruz."

"TBMM’DEKİ HEKİM MİLLETVEKİLLERİYLE SÜREKLİ İLETİŞİM HALİNDEYİZ"

Akbulut, Merkezi düzeyde TTB'nin illerde bölge tabip odaları olarak uzun yıllardır siyasi partilerle görüşerek taleplerini ilettiklerini söyledi. Özlük, demokratik haklar, sağlıkta şiddetin önlenmesi, halkın sağlık hakkı için önerilerini paylaşan TTB son olarak ”Karanlığa Karşı; Önlüğümüzün Beyazına, Özlük Haklarımıza, Halkın Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz- Emek Bizim-Söz Bizim” diyerek 23 Kasım 2021 tarihinde “Beyaz Yürüyüş” başlatarak taleplerini ifade etmişti. Buna göre:

1. Sadece hekimler için değil tüm sağlık emekçileri için insanca yaşanacak ve emekliliğe yansıyan temel ücret,

2. Performans sisteminin kaldırılmasını, döner sermaye uygulamasına son verilmesini,

3. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi, insanca çalışma süreleri,

4. 7200 ek gösterge ve tüm sağlık emekçilerine pandemide çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı,

5. Sağlıkta şiddete karşı caydırıcı, içi boşaltılmamış, uygulanan bir yasa.

6. KHK ve güvenlik soruşturmaları ile işinden alıkonulmuş tüm sağlık çalışanlarının tekrar işlerine başlatılması.

7. Şehir hastanelerinin kamulaştırılması.

8. Herkese eşit, parasız, nitelikli, ulaşılabilir, sağlık hizmetinin sunulduğu basamaklandırılmış bir sağlık sisteminde çalışmak,

9. Sağlık Bakanlığı, yabancı uyruklu, YÖK kadrosu ayrımı yapılmaksızın tüm asistanların emeklerinin karşılığını aldığı; çekirdek eğitim müfredatına uygun, asistan hekimlerin tüm süreçlerde söz sahibi olduğu bir uzmanlık eğitimi,

10. Özgür, özerk, eşitlikçi, demokratik üniversite ve tıp fakülteleri; nitelikli tıp eğitimi. İntörn hekimlerin en az asgari ücret ve sigorta ile çalıştırılması,

11. Sağlık alanındaki yöneticilerden kaynaklı mobbingin son bulmasını, liyakata dayalı atamaların yapılması,

12. Özel hastanelere değil kamu hastanelerine bütçe ayrılması,

13. Hiçbir insani ve bilimsel temeli olmayan 5 dakikada bir muayene dayatmasına son verilmesini; hastalarımıza en az 20 dakika ayırabildiğimiz bir sağlık sistemi,

14. Aile hekimliği ceza yönetmeliğinin geri çekilmesini, 1'inci basamak sağlık sisteminin bölge tabanlı olacak şekilde yeniden düzenlenmesi,

15. Özel hastanelerde hekim ve sağlık emekçilerin fazla çalıştırılmasına ve ciro baskısına son verilmesi,

16. COVID-19’un illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı sayılması,

gibi tüm hekimleri ilgilendiren taleplerde bulunmuşlardı. Akbulut, bunların yanı sıra işyeri hekimlerinin de bazı öznel taleplerini şöyle ifade etti: 

"İşyeri hekimlerinin bazı öznel taleplerini de birkaç madde halinde belirtmek isterim;
1. İşyeri hekimlerinin iş ve gelir güvencesi, mesleki bağımsızlığının sağlanabilmesi için işyeri hekimlerinin çalışma saatleri, atama ve ücretlendirmeleri konusunda tabip odalarının tekrar yetkili olması.
2. İşyeri hekimliği sertifikasını almaya hak kazanan meslektaşlarımızın sertifikalarının bakanlıkça onaylanmamasını kabul edilemez buluyoruz. Hekimleri ve ailelerini mağdur eden bu hukuksuz uygulamalara bir an önce son verilmesi gerekiyor. 
3.Mevcut haliyle ISG-Kâtip sistemi, hem yasal hem de etik olmayan kimi uygulamaların hayata geçmesine izin vermektedir. Yasal otoriteler tarafından bunun önüne geçilmeli, tabip odalarına üye olmaları zorunlu olan işyeri hekimlerinin atamalarının TTB tarafından da denetlenebilmesinin sağlanmasını talep ediyoruz."

"HEKİMLER VE SAĞLIK EMEKÇİLERİ GÜVENCESİZ BİR ÜCRETE MAHKUM"

Dr. Metehan Akbulut, Doktorlarımızın ve diğer sağlık çalışanlarının yurtdışına gitmek istemelerinin başlıca sebeplerini de şöyle değerlendirdi: 

"Ülkemizde hekimlik mesleği tüm değerleriyle birlikte tüketiliyor. Hekimler ve sağlık emekçileri belirsiz, güvencesiz bir ücrete mahkûm. Ekonomik ve özlük haklarımız her geçen yıl giderek artan oranda geriliyor. Aldığımız ücretlerle geçinemiyoruz.  En ağır işkolunda çalışan işçiden çok daha uzun saatler boyunca, güvenlik alanında görev yapanlar kadar can korkusu, şiddete uğrama tehlikesiyle çalışıyor, her gün baskılar, yıldırma ve değersizleştirme ile yaşıyoruz. Özellikle genç meslektaşlarımız Türkiye’de hekimlik yapmaktan vazgeçiyor, kendi topraklarını terk edip göçmenliği tercih etmek zorunda kalıyorlar. Türkiye’de hekimler ve sağlık emekçileri üzerinde yapılan baskı, şiddet ve ücret yetersizliği nedeniyle sadece son iki yıl içerisinde üç binin üzerinde genç meslektaşımızın yurtdışına çıktığını biliyoruz. Binlerce hekim de gitmek için arayış içerisinde."

İSG Haber Telegram grubumuza katılmak için tıklayınız

İSG Haber Instagram sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Google İşyeri sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Facebook sayfamızı takip etmek için tıklayınız

06 Ara 2021 - 15:00 - Gündem

Muhabir  Ayça Yaslı



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.