Türk-İş Genel Başkanı Atalay EYT ve taşeron işçiler için taleplerini sıraladı

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, KOOP-İŞ Sendikası’nın 20. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Atalay, yaptığı konuşmasından asgari ücret görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulunurken EYT ve taşeron işçiler için taleplerini sıraladı.

Sara ÖZDEM
Sara ÖZDEM Tüm Haberleri

İSG HABER AJANSI 

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Ergün Atalay, katıldığı Türkiye Kooperatif ve Büro İşçileri Sendikası'nın (KOOP-İŞ) 20. Olağan Genel Kurulu'na katıldı. Atalay katıldığı Kurul'da asgari ücret görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulunurken EYT ve taşeron işçiler için talepleri hakkında açıklamalarda bulundu. 

Asgari ücret görüşmeleri hakkında bilgi veren Atalay yapılan görüşmeler hakkında şu ifadeleri kullandı: 

“Pazarlığa yüzde 20 ile başladık. Ankara’dan İstanbul’a giderken yüzde 25 ile gittik. Sonuçta yüzde 30 aldık. Davul çalarak; ‘bu da süper oldu demem’. Bu ücretle ilgili komisyonun yetkisi olmayan istediğini söyler, 10-20 bin olsun. hadi al bakalım. Siyasi partiler için de söylüyorum, 3 gün sonra iktidar olursunuz ama yarın bunları önünüze koyarlar. EYT’yi bir hallet, asgari ücreti 15 bin lira yap, taşeronu hallet geçici işçiyi hallet. Bugün de derler yarın da derler.”

Uzun süredir gündemin önemli konularından biri olan Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) konusu hakkında açıklamalarda bulunan Atalay şu şekilde konuştu: 

“Vergiyle ilgili düzenlemeye ihtiyaç var mı var. Ocak ayında aldığımızı, Aralık ayında da versinler. Geçici İşçilerin sorunları ortada. 25 sene oldu gazozun havası kaçtı. Geçici işçi mi olur 25 senedir. Taşeronda 800 bine yakın kişi geçti kadroya, 70 bin asıl işi yapan kişi bekliyor. Balerini güreşçiyi pinponcusu geçti kadroya, elektrik direğinin tepesinde gece gündüz çalışan, karayoluna asfalt döken, demiryolunda tren yapan işçi geçmedi. Bu bir ihtiyaç. EYT ile ilgili de bir yerden başlamak lazım.”

Ayrıca Habertürk TV'de Fatih Altaylı'nın Teke Tek programında soruları yanıtlayan Ergün Atalay, EYT, geçici işçi ve taşeronda çalışanların durumunun bu sene çözüleceğine inandığını belirtti.

Sendikalaşmanın öneminden bahseden Atalay sözlerine şu şekilde başladı: 

"1 milyon 270 bin işçiyi temsil ediyoruz. Yüzde 14'ü sendikalı Türkiye'de. Maalesef son çeyrek asırdır rakam bu. Biz kamuda 200 bin civarındayız, geriye kalan özel sektörde. Büyük firmaların tamamına yakın örgütlüyüz. Tablo Türkiye'de yüzde 14 sendikalı. Bu tablo Türkiye'ye yakışmıyor. İktidar veya muhalefet partisinden biri çıkıp söylese 'örgütlenin' dese. Kazanıyorsan vereceksin, kazanamıyorsan vermeyeceksin. Malına çökecek halimiz yok. Geçen gül tekstli firmasında bayram öncesinde 100 kişi işten atıldı. Aynı şekilde Denizli'de bu tablo Türkiye'ye yakışmıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmeleri hakkında açıklama yapan Atalay, şu ifadelere yer verdi:

İlk asgari ücret artışıyla ilgili açıklama 16 Mart'ta AK Parti Grup Başkanvekili yaptı. 18 Mart'ta Çanakkale'de kardeşimize sordum. Dedi ki, 'ileride olabilir' diye laf etti. Sonra 'Sayın Bakanım böyle bir şey var mı' dedim. Bakan 'Aralık'ta' dedi. Her ayın 4'ünde enflasyon açıklanıyor. Her ay açıklanan ayda bize verin eşel mobil gibi diye. Mart, Nisan, Mayıs geçti. Cılız sesler çıkıyor. Sokak, pazar, marketteki işçinin alım gücünün düştüğünü görüyorum. Sonra 16 Haziran'da Cumhurbaşkanından randevu istedik. O gün Soma'dan 153 işçi çocuğu geldi. Onlara Türk İş'te konuşma yapacağım. O arada sayın Cumhurbaşkanımız bize randevu verdi. Televizyonlarda altyazı geçiyor. Çıktım basın mensuplarının önüne olanı anlattım. 'Cumhurbaşkanımıza problemleri anlattım' dedim.
Cumhurbaşkanımız da ' Çalışma Bakanım yurda dönsün, konuşalım, sana haber veririz'. Aradan 1 hafta geçti, bizi çağırdılar. Aynı komisyonu yolladık oraya. İşveren sendikası başkanı, bakanım ve ben oradayım. Bakan Bey 'Fiyat artışları ortada, bir şey yapmamız lazım, ne düşünüyorsun' dediler. Türk İş üyelerinin yüzde 3'ü asgari ücret alıyor. Bu DİSK'te de böyle, Hak İş'te de böyle. Ben sayın Bakan'a 'enflasyonu istiyorum' dedim. Oturduk, aradan zaman geçti. Ertesi gün bir daha oturduk. Son noktada 'Sayın Cumhurbaşkanı İspanya'dan dönüyor, İstanbul'a gidelim' dendi. 'Türk İş'in kırmızı çizgisi yüzde 30' dedim. Özel sektör ben masaya oturmam diyor. Ben de oturmazsam nasıl çıkacak bu asgari ücret? Mecburuz, kanun var. Asgari ücret yeterli mi, değil, davul çalınır mı, değil. Bu bir ara zam. 50.47 aldık Ocak ayında. Kimseden duymadım 'Türk İş iyi yaptı' diye.

EYT ve taşeron işçiler hakkında açıklamalarda bulunan Ergün Atalay konuşmasında şunları belirtti:

TÜİK'in yaptığı açıklama benim de kafama yatmıyor. İyi yapmıyorsa yetimin, kimsesizin malına el koyuyor demektir, Türkçesi budur. Tayyip Bey'i severim. İyi yaparsa hoşuma gider, kötü yaparsa da konuşurum. Türk İş olmasaydı şu anda kıdem gitmişti. Müzakere ile mücadeleyi beraber yaparım. Kıdemle ilgili İzmit'te 140 bin kişiyle miting yaptım. Ben EYT'yi her yerde söylüyorum. Şu anda toplam 5 milyon EYT'li var. Bir yerlerden başlamak lazım. Adama, kadına demişsin ki 'Seni bu zaman emekli edeceğim'. EYT'lileri çıkarmak mecburiyetindedirler. Mikrofon meselesi taşerondan başıma geldi benim.
O yasa çıkarken Binali Bey Başbakan. Gittik anlattık. Yasanın bir bölümü düzeldi. Binali Bey 'Bundan sonra devlet ne zaman işçi alacaksa taşerondan alacak' dedi. Bu sene bitmeden taşeronla ilgili çare bulmak lazım. 70 bin civarında insan. 200 metre tepede karda enerji işçisi bunlar. Bunları kadroya geçirmek zorundalar. 25 sene çalışan geçici işçi var. Erzurum'da kadın hemşire çalışıyor, kocası Diyarbakır'da astsubay. 3 senede bir görüşüyorlar, bu da çözülmesi gereken bir problem. Balerin geçti, sporcusu geçti, enerjici geçmedi. Bir zaman daha bekleriz, oldu oldu, olmadı sendikacı ne yapması gerekiyorsa onu yaparız.

Enflasyon hakkında konuşmasına devam eden Başkan Atalay şu ifadelere yer verdi:

Asgari ücret bu ay zamlı başladı. Ağustos'ta arkadaşlarımız zamlı alacak. Talebim şu; bir evvela işten çıkarmamayla ilgili Bakanlık birim kursun. Bizde kuruyoruz. Kim işten çıkıyorsa bizi arayacak. İki istediğin zammı al, enflasyonun devam ettiği müddetçe zammın bir önemi yok. Muhalefet, iktidar, sivil toplum örgütleri bununla ilgili bir çalışma yapmak durumunda. Bir an evvel bu enflasyonla ilgili iyi bir çalışma yapmak lazım. Bu işin Türkçesi, enflasyon da olmasın, zam da verme. Toplumun, şahsımın, Türk İş'in talebi bu.

İSG Haber  Telegram grubumuza katılmak için tıklayınız

06 Tem 2022 - 12:51 - Gündem

Muhabir  Sara Özdem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.