'Bu konu tartışmakla çözülecek boyutun çok ötesinde'

"12 Haziran Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü" kapsamında bir panel düzenleniyor. Bu kapsamda özellikle eğitim, sağlık, hukuk, ve çocuk işçiliğine değinilecek.

Ayça Yaslı
Ayça Yaslı Tüm Haberleri

kayıtdışıİSG HABER AJANSI

12 Haziran Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında düzenlenen "Çocuk işçiliğine hayır diyoruz!" paneli Mülkiye Kültür Merkezi Prof. Dr. Oral Sander Konferans salonunda gerçekleştirilecek. Mülkiyeliler Birliği ve Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Vakfı tarafından düzenlenen ve çok sayıda profesyonelin katıldığı panelde Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kol Başkanı Metehan Akbulut'ta konuşmacılar arasında yerini alacak. 

'DÜNYA GENELİNDE 220 MİLYON ÇOCUK ÇALIŞTIRILIYOR'

Çocuk işçiliğine ilişkin İSG Haber'e açıklamada bulunan Akbulut, Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labour Organization; ILO) tarafından 2002 yılında çocuk işçiliğine küresel kapsamda dikkat çekmek ve çocuk işçiliğini ortadan kaldırmaya yönelik yapılması gerekenleri ortaya koymak için "Dünya Çocuk İşçiliğini Önleme Günü" başlatıldığını hatırlattı. Her yılın 12 Haziran günü dünya genelinde belirli bir başlık altında kampanya düzenlendiğine dikkat çeken Akbulut, "Ne yazık ki bu kutlamalar hükümetlerin ne kadar çocuk işçiliğine karşı oldukları anlattıkları bir çeşit “şenliğe” dönüşmektedir. Geldiğimiz noktada sorun sadece yılda bir gün hatırlanmakla, tartışmakla çözülecek boyutun çok ama çok ötesindedir." dedi. 

Akbulut, kayıtlara göre dünya genelinde 5-17 yaş aralığında 220 milyon çocuk çalıştırıldığını vurgulayarak, " Çalıştırılan çocukların 80 milyonu tehlikeli şartlar altında çalıştırılmaktadır. Oysa biliyoruz ki çocukların büyük bir kısmı ülkemizde olduğu gibi hemen tüm dünyada kayıt dışı çalıştırılıyor. Yaralanma, sakatlık, iş cinayeti gibi akut durumlar bile istatistiklere “işle ilişkili” olarak yansımıyor." dedi. Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kol Başkanı Metehan Akbulut şöyle devam etti: 

Türkiye’de de tablo çok farklı değil. TÜİK’in verilerine göre çocuklar Türkiye’de nüfusun yüzde 28’ini oluşturuyor. İşsizlik, ekonomik kriz, geçim sıkıntısı, borçluluk ve diğer sosyo-iktisadi koşullar çocuk işçiliğini büyütmeye devam ediyor. Sadece 2018 yılında çocukların işgücüne katılım oranı yüzde 21’e yükseldi. TÜİK’in yayımladığı bir ankette çocuk işçilerin yüzde 41,4’ünün “hane halkı gelirine katkıda bulunmak”, yüzde 28,7’sinin “hane halkının ekonomik faaliyetine yardımcı olmak” amacıyla çalıştırıldığı olduğu ortaya çıktı. Türkiye’de çalıştırılan ortalama 5 çocuktan 4’ü kayıt dışı işçi olarak işgücü piyasasına katılmış durumda. 6-17 yaş grubundaki çocukların haftalık ortalama fiili çalışma süresi 40 saat, 15-17 yaş grubundaki çocukların 45,8 saat, okula devam etmeyen çocukların ise haftalık ortalama fiili çalışma süresi 54,3 saat. OECD ülkeleri arasında haftalık en uzun çalışma süresinin Türkiye’ye ait olduğu hatırlanabilir.
12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde üzerinde durulması gereken diğer bir konu göçmen/mülteci çocuk işçilerdir. Türkiye’de bulunan yaklaşık 6 milyon göçmen/mültecinin nüfusunun yarısı çocuktur. Başta Suriyeliler olmak üzere göçmen/mülteci çocuk işçiler, küçük işletmelerde, düşük ücretlere, uzun sürelerle çalışmak zorunda kalmaktadır. Emek piyasasında daha kötü koşullarda çalışan göçmen/mülteci çocuk işçiler, ayrımcılığa uğramakta ve ücret pazarlığına girememektedir. Suriyeli çocuk işçiler, tekstil sektörü olmak üzere hizmet, sanayi, tarım, mevsimlik tarım işçiliği, inşaat işçiliği, çobanlık, garsonluk, tezgâhtarlık gibi alanlarda çoğunlukla da kayıt dışı çalıştırılmaktadır.
Çocuk fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişim dönemini henüz tamamlamadığı için, özellikle çalışma hayatındaki çeşitli etkenler, tüm gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Sadece gelişimleri değil ayrıca deneyim azlığı ve tehlike bilincinin yeterince gelişmemiş olması nedeniyle çocuk ve genç işçilerde iş kazası oranları da daha yüksek.
Temel biyolojik nedenlerle bile çocukların çalıştırılması kabul edilebilir değildir. Her şeyden önce çocuklar basit olarak daha küçük yetişkinler değildir, fiziksel ve zihinsel olarak farklıdırlar. Kültürel algılamaları da öyle.
Örneğin, çalışma ortamları erişkinlere göre tasarlandığı için başta ergonomik sorunlar olmak üzere ciddi sağlık sorunları ortaya çıkıyor ve kazalar oluyor. Tezgâhın boyu, kullandıkları aletlerin boyutları erişkinlere göre tasarlanmış… Aynı şey eğer varsa ki genellikle olmuyor; Kişisel koruyucu donanımlarla ilgili. Kişisel koruyucu donanımlar maskeden tutun, eldivene, gözlükten emniyet kemerine kadar çocuklara göre tasarlanmış değil. Çocuk işçiliği ağırlıklı olarak kayıt dışı yapıldığından, işçi sağlığı önlemlerinin de doğal olarak alınmadığı işyerleri. Çocuklar bu koşullarda daha fazla risk etmeni ile karşılaşmaktadırlar
Dolayısı ile iş kazası ve meslek hastalığı riskleri daha fazla.
Çocuk işçiliği çocukluğunu yaşamaktan alıkoyan, potansiyelini ve saygınlığını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimi açısından zararlı işlerdir.
Çocuk işçisi derken araba camı silenlerden sokakta dilenenlere, sanayide çalıştırılanlardan tarımdakilere, zorla seks işçiliği yaptırılanlara kadar pek çok alandaki çocuklardan söz ediyoruz.
Özetle çocuk işçi çalıştırma az gelişmiş, gelişmekte olan ülkelerde daha fazla olsa da bu ülkelere özgü olmayıp tüm ülkelerin sorunu olmaya devam etmektedir. İşsizlik, yoksulluk, göç, kayıt dışı istihdam vb olgular çocuk işçiliğin temel nedenleri. Çocuk işçiliği ucuz iş gücü olduğundan sermayenin ilgi alanına girmekte ve sistem buna göz yummakta. Dolayısıyla sınıfsal bir sorun
Çocuk işçiliği toplumsal olarak da eşitsizliklerin yeniden üretilmesine yol açmaktadır.
Biz hekimlerin öncelikli talebi çocuk işçiliğinin derhal yasaklanmasıdır.
Çocukların Yeri Okul Sıralarıdır, Oyun Bahçeleridir.

İSG Haber Telegram grubumuza katılmak için tıklayınız

11 Haz 2022 - 10:00 - Gündem

Muhabir  Ayça Yaslı



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.